KAÇKAR ZİRVELERİ
1.Gün: İstanbul – Trabzon – Pazar Hemşin – Bilen Köyü – Tepan Köyü – Tecina Şelalesi – Gito Yaylası
Bu turumuzda buluşma noktası Trabzon Havalimanı ve Trabzon Şehirlerarası Otogarı olacak. 08.15 Trabzon Havaalanında ve 08:30 Trabzon Otogarında bizleri bekleyen aracımıza eşyalarımızı yüklüyoruz. Kahvaltı sonrası Rize’nin Pazar Hemşin’ine doğru yola çıkıyoruz. Sahil boyuca yeşilin bin bir tonunu ve denizin mavisini izleyerek yolculuğumuza devam ediyoruz. İsteyenler kahvaltının güzelliğinden ve uçak yorgunluğundan uyuyabilirler. Gerekli yerlerde rehberiniz ihtiyaçlarınız ve fotoğraf çekimleri için mola verecektir. Yolumuz çok da kısa değil ama bunu eşsiz manzaraları izleyerek anlamayacaksınız bile. Kullanmış olduğumuz Rota’yı kullanan yok; İlk olalım istedik ilkleri gösterelim ve gezelim istedik. Yolumuz üzerindeki tarihe tanıklık etmiş 400 Yıllık Tarihi Taş Konağı panoramik olarak görüyor ve Pazar Hemşin’e geliyoruz. Kısa bir mola sonrası Kültür Köyü seçilen ve sizleri büyüleyeceğini düşündüğümüz, şimdiki ismi Bilen Köyü eski adı Tepan Köyüne gidiyoruz. Karadeniz mimari yapısı hakkında rehberimizden bilgiler alacağız. Tarihi konaklar ve çeşmeler içerisinde tarihe yolculuğumuza başlıyoruz. Bol bol fotoğraf çekmek için serbest zamanınız olacak. Köy gezimiz sonrasında Tecina ( Akyamaç ) Şelalesine patikalardan yolculuğumuza başlıyoruz. İnanılmaz bir manzara ile karşılaşacağınıza inanıyoruz. Kumanyalar şeklindeki öğle yemeğimiz sonrasında Gito Yaylasına hareket ediyoruz. Gito Yaylasına vardığımızda pansiyonumuza yerleşiyoruz. Akşam yemeğine kadar dinlenip, akşam yemeğinde Serhan Abı’nın bölge ile ilgili bol sohbeti eşliğinde akşam yemeğimizi alıyoruz. Tulumlar ve horonlar eşliğinde dinlenmeye çekiliyoruz. ( Tabi ki Sürprizlerimiz var )
2.Gün: Ambarlı Yaylası’nda Tüm Gün Trekking
Bol oksijenli bir sabah olacak bugün. 2400 rakımda muhteşem bir manzaranın eşliğinde ve zinde uyanacaksınız. Rehberimiz sizleri pansiyonumuzun önünde bekliyor olacak sabah sporu için J Hedef, temiz havayı ciğerlerinize çekmenizi sağlamak. Pansiyonumuzda yapacağımız, çoğunluğu ev yapımı sabah kahvaltısı sonrasında hazırlıklarımızı tamamlıyor ve stabilize bir yoldan hoplayarak zıplayarak 50 dk sürecek olan bir araba yolculuğuna başlıyoruz. Yoğculuğumuzun sonunda bizleri Ambarlı Yaylası bekliyor. Yürüyüşümüz için son hazırlıklarımızı tamamlıyor ve yürüyüşümüze başlıyoruz. Rotamız üzerinde fotoğraf makinelerinizin karelerine girecek ve yürüyüşümüze eğlence katacak Yedi göl göreceğiz, Neden eğlence katacağını sorarsanız; Yüzmek serbest J Öğle yemeğimizi göllerin manzarası eşliğinde yapacağız. Eh öğle yemeğini yapıyor ve sonrasında çay yok derseniz alınırız. Rehberimiz bize tavşankanı göl suyundan çayımızı demleyecek ve keyif çaylarımızı yemek sonrası içeceğiz. Çaylarımızı yudumladıktan sonra topladığımız enerji ile yürüyüşümüze devam ediyoruz. Yürüyüşümüz esnasında yaklaşık 3000 metre rakımlara çıkacak ve çevreyi kuşbakışı izleyeceğiz. Zaman Zaman da vadilere inecek ve bölgenin florası ve faunası hakkında rehberimizden bilgiler alacağız. Kaçkar Dağlarının coğrafyasında yürüyüş yaparken yürüyüşümüzün sloganı “ YÜRÜMEYİ SEVEN BİZDENDİR “ diyor ve geldiğimiz rotanın faklı bir patikasından giderek aracımız ile buluşuyoruz. Aracımız yanında kısa bir mola sonrası pansiyonumuza doğru yola çıkıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama pansiyonumuzda.
3.Gün: Verçenik Yaylası – Kapalı Göller – Verçenik Dağı
Turumuzda her sabahınız ayrı bir güzel. Rehberiniz sizleri gene pansiyonun kapısında bekliyor J Ama bugün isteğinize bağlı olarak kahvaltı öncesi sizlere kısa bir yürüyüş yaptırmak için. Ayılmanız ve kendinize gelmeniz için. Emin olun yürüyüş sonrası Bennur sultanın ellerinden çıkan o güzelim kahvaltının tadına varacaksınız. ( Hücum etmek yok ) J Zengin kahvaltımızı yapıyor ve yürüyüşümüz için son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Aracımıza yerleşiyor ve adını Verçenik dağlarından almış olan Verçenik Yaylasına doğru yollara düşüyoruz. Aracımızın son noktası Verçenik Yaylası. Artık yürüyüşe başlamanın vakti geldi diyor ve rehberimizin bölge, yürüyüş hakkındaki bizlere vereceği kısa brifing sonrasında kolay bir o kadarda zevkli bir rotaya giriyoruz. Manzaralar eşliğinde yaklaşık 2,5 saatlik bir yürüyüşten sonra Kapalı Göllere varıyoruz. Eh artık bir gün öncesinde Yedigöllerde dediğimiz gibi YÜZME SERBEST J Verçenik Dağı ve Kapalı Göller manzarası eşliğinde alacağımız öğle yemeği bu rotanın en unutulmaz anılarından bir tanesi olacaktır. ( Eğer sis olursa hayal gücümüzü kullanacağız. Neden mi görüş mesafesi bir metreye düşüyor da ondan) Artık geri dönüş yolculuğumuz başlıyor. Aşağıda yaylaya vardığımızda rehberimizin önden atılıyor ve bir yayla evinden sizler için YAYLALARIN KOKTEYLİ OLAN KEÇİ SÜTÜNDEN “ AYRAN “ hazırlıyor. Verilecek kısa mola sonrasında aracımıza yerleşiyor ve pansiyonumuza hareket ediyoruz. Günün yorgunluğunu pansiyonda atabilir akşam yemeğine kadar dinlenebilirsiniz. İsteyenler için ben araç ile dönmek istemiyorum, yürüyüş kesmedi beni der ise Çat köyünden Pansiyonumuza kadar kısa bir yürüyüş rotası çıkarttık. Akşam yemeğimizi Laz Müzikleri eşliğinde günün yürüyüş kritiklerini yaparak alıyor ve dinlenmeye çekiliyoruz.
4.Gün: Çat Deresi – Kale Köyü – Kale-i Bala Kalesi – Çiçekli Yaylası – Köylük Sırtları – Tatos Vadisi – Kaçkar Dağları
Rehberimizin güzel sesi ile uyandığınızda J Yüksek Dağların doruklarından süzülerek ve akşam uyurken size ninni gibi gelen pansiyonumuzun dibinden akan Çat Deresine bir merhaba diyoruz Pencereden bakarken veya kapıya çıktığınızda dere ile beraber akıp giden serin rüzgârlar, yüzünüzdeki sabah ağırlığını alıp götürecek Karadeniz’e kadar. Bugün sabah sporu yok rehberimiz için tatil J Pansiyonumuzda alacağımız enfes bir sabah kahvaltısı sonrasında rehberimizin bugünkü yürüyüş ile ilgili kısa brifingi sonrasında hazırlıklarımızı tamamlıyor ve aracımıza yerleşiyoruz. Kale Köyüne doğru yola koyuluyoruz. Yaylanın girişindeki Tarihi Kemer Köprü karşılıyor bizi. Tarihe tanıklık etmiş olan köprüde kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Yolculuğumuz bizleri bölgedeki iki kaleden bir tanesi olan ve restorasyonuna daha başlanmayan yalnızlığın bekçisi Kale – İ Bala Kalesine çıkartıyor. Bulunduğumuz yayla ismini buradaki kaleden alıyor. Kale-İ Bala’yı ve Kale Yaylasını fotoğrafladıktan sonra Çiçekli Yaylasına doğru yürüyüşümüze devam ediyoruz. Neden Çiçekli Yaylası dendiğini gidince göreceğiz. Yaylanın içerisinden geçerek yaylaya hakim bir noktada olan ve kendimizi hayal dünyasında hissettirecek Köylük Sırtlarına çıkıyor ve vadiyi izlemeye koyuluyoruz. Eh artık yolculuğa devam diyor ve Köylük Sırtından tarihi derinliği olan Tatos Vadisi ve Göllerine doğru yola çıkıyoruz. Büyüklerimizin anlattığı ve tarih kitaplarında yazdığı üzere Tatos Vadisi ismini Tatos Dağlarından almış ve bir savaşa tanıklık etmiştir. Rehberimizden alacağımız tarihi bilgiler eşliğinde vadiye saklanmış Zümrüt yeşili göllere doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Yürürken dikkatli olmanızı tavsiye ediyoruz bölüm bölüm olsa da bir at arabasının sığacağı kadar olan taş yollar eski tarihlerde İpek Yolunun bir uzantısı olabilir diyoruz. Neden böyle bir kanıya vardınız derseniz Kale Köyünde ziyaret ettiğimiz Kale –İ Bala’dan anlayabiliyoruz. Tarihi taş yolu takip ettiğimizde yol bizi Zil Kale’ye oradan da denize ulaştırıyor. Gölleri fotoğraflıyor ve yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bizleri bekleyen aracımıza ulaşıyor ve kısa bir mola sonrasında pansiyonumuza hareket ediyoruz. Akşam yemeğine kadar dinlenme. Bugünün yürüyüş kritiğini yaparken aklımızda kalan en önemli şey tarihi ipek yolunun bir kolunu yürümek olacak, hem de Kaçkar Dağlarında.
5.Gün: Çat Vadisi – Palovit – Elevit – Uzungöl – Of – Solaklı Vadisi – Dernekpazarı – Uzungöl – Uzungöl Yaylası
Bugünde rehberimiz sabah tatilinde :J)) Bugünkü rotamız bol yaylalı ve bol manzaralı bir yürüyüş şeklinde olacak. Pansiyon sahiplerinin bizler için hazırlamış olduğu enfes sabah kahvaltımızı yapıyor ve yürüyüşümüz için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Eh artık hepimizde bir anısı kalması için Pansiyonumuz önünde sahipleri ile birlikte hatıra fotoğrafını çektirdikten sonra aracımıza yerleşiyor ve yola çıkıyoruz. İlk uğrayacağımız yayla Elevit Yaylası. Yayla içerisinde geziyor ve meşhur YOK YOK BAKKALİYESİNE uğruyoruz. Fotoğraf çekmek serbest:J)) Şarkılara konu olmuş Elevit yaylası sonrasında aracımız ile Tirevit Yaylasına doğru yola çıkıyoruz. Tirevit Yaylasında vereceğimiz mola sonrasında Palovit Geçidine doğru yolculuğumuz devam ediyor. Palovit Geçidinde vereceğimiz molada, geçitten bütün vadileri izliyor ve bol bol fotoğraf çekiyoruz. Palovit Geçidinden ayrılıyor aracımız ile Amlakit Yaylasına ulaşıyoruz. Dediğimiz gibi bugün bol bol yayla geziyor fazla yürüyüş yapmıyoruz. Amlakit Yaylası şarkılara konu olmakla kalmamış İspanyol Gezginlerin gezi notlarında yerini almış çok önemli bir yayladır. Amlakit Yaylasında bizler için hazırlanan öğle yemeğinin tadına bakıyor ve dinlenmeye çekiliyoruz. Bugün serbest zaman. Dileyenler yaylayı gezebilir sohbetlere katılabilir, dileyenler sırtlara küçük yürüyüşler yapabilirler. Eh Amlakit yaylasının bir özelliğini belirtmek isteriz Amlakit Yaylasında Horon ve Tulum eksik olmaz hiç. Akşam yemeğimizi konaklayacağımız pansiyonumuzda alıyor ve pansiyonumuzun sahipleri Ufuk abla ile Kadir Abinin sohbetleri ile gecenin sessizliğini bozuyoruz. Ha şunu da belirtelim Gecenin bir vakti kendinizi dağlara karşı Tulum eşliğinde Horon teperken bulabilirsiniz. Burada KATILMIYORUM, BİLMİYORUM diye bir sözcüğü tanımıyorlar bizden söylemesi J
6.Gün: Hazindak Yaylası – Pokut Yaylası – Sal Yaylası
Biraz erken kalkıyor pansiyonumuzun penceresinden dağların zirvelerindeki bulutların danslarını izliyoruz. Bugünkü gezimiz biraz uzun olacağı için sıkı bir kahvaltı yapmanız öneririz. Kahvaltımız sonrasında, artık adet haline gelen pansiyon sahipleri ile pansiyonun önündeki hatıra fotoğraf çekimlerinin sonrasında yürüyüş için hazırlıklarımızı tamamlıyor fazla eşyalarımızı araçlara yüklüyor ve bizleri bekleyen uçsuz bucaksız vadilere doğru yürüyüşümüze başlıyoruz. Yürüyüşümüz tahmini olarak 6 saat sürecek fakat mazisi çok eskilere dayanan patikada altı saatin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Patikada yürüyüşümüz esnasında sayısız bitki ve ağaç toplulukları ile bizlere enerji verecek olan böğürtlen, yaban mersini ( Likapa ) ve birçok meyvenin tadına bakabileceğiz. Yürüyüşümüzde ilk uzun molamızı vereceğimiz Hazindak Yaylasına varıyoruz. Hazindak Yaylasının çok hazinli bir hikayesi var. Biz size şimdiden biraz anlatalım. Burada çok hüzünlü bir ördek yaşarmış. Onun için buraya Hazindak demişler. Ördeğin maceralarını yaylada rehberimiz sizlere anlatacak J Bizden bu kadar. Yaylanın hikayeler dışındaki gerçek ismi Hazindağ Yaylasıdır. Yaylada eskilerden yaşamış Ermeni Taş Ustalarının yapmış oldukları; Ahşap ile Taşın bir incelik halinde birbirini tamamladığı yayla evleri arasından yolculuğumuza devam ediyoruz. Tepenin üst noktasına kurulmuş yayladan karşıları izliyor ve Pokut Yaylasına doğru yola koyuluyoruz. Birçok TV programına ve dergilere kapak olmuş yöre halkının tabiri ile Karadeniz’in en güzel yaylası olan Pokut Yaylasına ulaşıyoruz. İlk olarak Pokut Yaylasında bulunan pansiyonumuza yerleşiyoruz. İsminden de anlaşılacağı gibi Platoda Mola. Dağların arasındaki platolarda dinlenme molası veriyoruz. Günün batışını izlemek için sizleri kısa bir yürüyüş ile Sal Yaylasına çıkartıyoruz. ( 15 dakika yürüyüş mesafesi ) İnanılmaz bir gün batışı keyfi sonrası pansiyonumuza dönüyor ve akşam yemeğine kadar dinleniyoruz. Akşam yemeğimizde Horon var bu gece. Yemek arası kalkıp horon tepeceğiz yeniden yemeğe oturacağız J Şaka Şaka. Pansiyonumuz önünde yakacağımız kamp ateşi ve tulum eşliğinde eğlence devam ediyor.
7.Gün: Çinçava Köyü - Tarihi Şenyuva Kemer Köprüsü – Çamlıhemşin – Arhavi – Kamilet Vadisi – Mençuva Şelalesi
Bugün dağlara ve yaylalara veda zamanı. Rehberimiz sizlere son gün DAĞ YOGASI yaptıracak. İnanılmaz bir meditasyon sonrası Pokut manzarasına karşı sabah kahvaltımızı alıyoruz. Yaylaların son havasını alıyor ve yolların durumuna göre bizleri almaya gelecek olan ( Kötü havalarda ) özel olarak safari için dizayn edilen Unimog (Arazı Aracı 4x4) arazı aracı ile Sal ve Pokut Yaylalarının eşliğinde onlara veda ederek Çinçiva Köyüne iniyoruz. Tarihi eskilere dayanan Çat Deresi üzerinde bir gerdan gibi asırlardır tarihe tanıklık eden Tarihi Şenyuva ( Çinçiva ) Kemer Köprüsünü geziyor ve fotoğraflıyoruz. Çat Vadisini çıkıyor ve Çamlıhemşin üzerinden Fırtına Vadisini takiben Artvin’e bağlı şirin bir ilçe olan Arhavi’ye varıyoruz. Arhavi’de vereceğimiz kısa bir mola sonrası Kamilet Vadisine doğru yolculuğumuz başlıyor. Çifte köprülerin izlenmesi ve fotoğraflanması sonrasında, tamamı yeni keşfedilen keşfedilen Mençuva Şelalesine yürüyüşümüze başlıyoruz. 30 dakikalık kısa bır yürüyüş ile şelaleye ulaşıyoruz. Denize en yakın şalelerden bir tanesi olan Mençuva Şelalesini fotoğraflıyor ve çay bahçesinde çaylarımızı yudumladıktan sonra aracımıza doğru geri dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Bugün su ile biraz fazla haşır neşir olacağız. İlk su ile tanışmamız fırtına deresinde olacak. Deneyimli rehberlerimizin vereceği bot bu, kürek bu J anlatımları sonrası bir anda kendimizi Fırtınanın serin sularında bulacağız. Hadi kollara kuvvet marşı eşliğinde bir saatlik maceralı bir yolculuk sonrasında öğle yemeğimizi almak üzere restaurantımıza geçiyoruz. Dere kenarında çay keyfi sonrasında Rize Bezi Fabrikasına uğruyor ve tarihi eskilere dayanan bez yapımı hakkında bilgiler alıyoruz. Bez fabrikasından çıkıyor ve pansiyonumuza doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Pansiyonumuzdan yerleştikten sonra hava müsait ise dileyen misafirlerimizi Karadeniz’in mavi sularına deniz sefasına davet ediyoruz. Eh artık bu gece veda gecesi yapılan konuşmalar ve alınacak akşam yemeği sonrasında bol sohbetli bir akşamsefası ile birlikte dinlenmeye çekiliyoruz.
8.Gün: Trabzon – İstanbul
Otelimizde deniz manzarası eşliğindeki sabah kahvaltısı sonrasında eşyalarımızı aracımıza yerleştiriyor ve Trabzon’a havalimanına hareket ediyoruz. Sizleri Trabzon havalimanı veya Trabzon otogarına bırakıyor ve sizlerden ayrılıyoruz.
|
||||||
|
KONAKLAMA TESİSLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Kaçkarlarda Trekking turumuzda konaklayacağımız pansiyonlarımız ve dağ evlerimiz yaylalara uygun ahşap ve taş işçiliğinin en güzel örneklerini oluşturuyor. Pansiyonlarımızı seçerken özellikle aile ortamını yaşayacağımız yöresel yemeklerinin en güzellerini bulabileceğimiz tesisler şeklindedir. Pansiyonlarımızda duş ve Wc ortak kullanımdır.
Doğu Karadeniz Trek turunda konaklayacağımız dağevleri ve pansiyonlar; Gito Yaylası; Koçira Pansiyon (2 Gece) Çat Vadisi; Toşi Pansiyon (2 Gece) Amlakit Yaylası: Ufuk Pansiyon (1 Gece) Pokut Yaylası: Palto’da Mola Pansiyon (1 Gece) Rize Dedeman Otel: (1 Gece)
UYARI VE TAVSİYELER:
ULAŞIM ARAÇLARIMIZ: Bu turumuzdaki araçlarımız, kişi sayısına göre düzenlenmiş, özel tasarlanmış arazi araçlarıdır.
GRUP SAYISI:
|
||||||
TUR PROGRAMIMIZ 4077 NOLU TÜKETİCİ KANUNUNA UYGUN OLARAK HAZIRLANMIŞTIR















